Akreplerin beslenmesi, ilk bakışta sanıldığından daha ilginç bir konudur. Yedikleri şeyin listesi kısadır, ancak bu listeyi nasıl elde ettikleri ve onunla ne kadar uzun süre idare edebildikleri, kurak kuşakta yaşayan bir yırtıcının bütün tasarımını özetler.
Menüde ne var?
Akrepler seçici olmayan yırtıcılardır. Beslenmelerinin büyük bölümünü eklembacaklılar oluşturur: çeşitli böcekler, örümcekler, kırkayaklar ve zaman zaman kendi türdeşleri. İri yapılı bazı türlerin küçük omurgalıları da aldığı bildirilmiştir, ancak bu istisnai bir durumdur. Belirleyici olan avın türü değil, boyutu ve o an yakalanabilir olmasıdır.
Avın bulunması görmeye dayanmaz. Akreplerin gözleri ışık şiddetindeki değişimi algılar; karanlıkta yön bulmayı sağlayan asıl duyu, zemindeki titreşimler ve havadaki en küçük hareketlerdir. Bacak uçlarındaki yarık biçimli almaçlar zemin titreşimini, pedipalpler üzerindeki uzun duyu kılları ise hava akımını algılar. Bu donanımın yapısal ayrıntısı vücut yapısı yazısında ele alınmıştı.
Bu duyusal donanım hayvanı gündüz ortaya çıkmaktan kurtarır. Sıcak ve kurak bir bölgede gündüz dolaşmak hem su kaybı hem de avcılara görünme demektir; karanlıkta titreşimle avlanabilen bir yırtıcı bu maliyetlerin ikisinden de kaçınır. Avlanma etkinliğinin gece saatlerinde yoğunlaşması bu nedenle rastlantı değildir.
Avlanma çoğunlukla pusu kurarak yürütülür. Hayvan sığınağının ağzında hareketsiz bekler, ava yaklaştığında kıskaçlarıyla yakalar. İğnenin kullanılması otomatik değildir: küçük ve zayıf bir av yalnız kıskaçlarla tutulup işlenirken, iri ya da direnen bir av karşısında iğne devreye girer. Salgının hazırlanması hayvan için maliyetli olduğu için gereksiz harcanmaz.
Sindirim ağız dışında başlar
Akrepler katı besin yutmaz. Yakalanan av, ağız bölgesindeki keliserlerle parçalanırken üzerine sindirim salgısı bırakılır; doku bu salgıyla çözünmeye başlar. Hayvan yalnız ortaya çıkan sıvıyı emer, geriye kalan sert parçalar ise yutulmadan bırakılır. Ağız önündeki dar boşluk bir tür süzgeç gibi çalışır ve iri parçacıkların içeri girmesini engeller.
Bu yüzden bir öğün uzun sürer; saatlerce devam eden bir işlemden söz edilir. İşlem bittiğinde kabın içinde, dışarıdan bakıldığında bütün görünen ama içi boşalmış bir av kabuğu kalır. Bakım sırasında bu kalıntının fark edilmesi, hayvanın gerçekten beslendiğini gösteren en pratik işarettir.
Vücut dışında başlayan sindirimin pratik bir sonucu daha vardır: hayvan, kendi boyutuna göre iri bir avı da işleyebilir. Yutma kapasitesiyle sınırlı kalsaydı alabileceği av çok daha küçük olurdu. Sıvı beslenme, av bulmanın güç olduğu bir ortamda eldeki fırsatın tamamının değerlendirilmesini sağlar.
Emilen sıvı, orta bağırsağa bağlı geniş bir salgı ve depo organında işlenir. Bu organ hem sindirim enzimlerini üretir hem de fazla enerjiyi yağ olarak biriktirir. Akreplerin uzun açlık dönemlerini atlatabilmesinde bu depo doğrudan rol oynar.
Neden aylarca aç kalabiliyorlar?
Akrepler, benzer boydaki pek çok eklembacaklıya göre çok az enerji harcar. Bunun birkaç nedeni bir arada bulunur.
- Düşük dinlenme metabolizması: Hareketsiz geçen uzun saatlerde enerji tüketimi olağanüstü düşük düzeydedir.
- Verimli solunum: Kitap akciğerleri, düşük etkinlik düzeyinde gaz alışverişini az su kaybıyla sürdürür.
- Dış ortama bağlı vücut ısısı: Isınmak için besin harcanmaz; serin dönemde metabolizma kendiliğinden yavaşlar.
- Depo kapasitesi: Bol besin bulunan dönemde alınan fazlalık yağ olarak saklanır.
- Bekleyerek avlanma: Av aramak için dolaşmak yerine pusu kurmak, arayışın enerji maliyetini ortadan kaldırır.
Bu özelliklerin toplamı, birçok türde aylarca süren açlık dönemlerinin atlatılabilmesi anlamına gelir; laboratuvar gözlemlerinde bir yılı bulan sürelerin de bildirildiği aktarılır. Süre türe, bireyin durumuna ve ortam koşullarına göre büyük ölçüde değişir; tek bir sayı vermek doğru olmaz. Suya erişimin bu tabloda ayrı bir yeri vardır; konu su ihtiyacı yazısında ele alınıyor.
Kolonide besleme düzeni
Kapalı bir tesiste besleme, doğadaki düzensizliği taklit etmek yerine kayda bağlanmış bir program hâline gelir. Amaç hayvanı sürekli tok tutmak değil, düzenli gelişimini ve sağlıklı kalmasını sağlamaktır.
| Konu | Uygulamada karşılığı |
|---|---|
| Av kaynağı | Denetimli koşullarda yetiştirilmiş böcekler tercih edilir; dışarıdan toplanan av kalıntı ve parazit riski taşır |
| Av boyutu | Hayvanı zorlamayacak ölçüde seçilir; iri ve saldırgan av yaralanmaya yol açabilir |
| Zamanlama | Deri değiştirme döneminde ve yavrulu dişilerde besleme ertelenir |
| Artık | Alınmayan av kaptan çıkarılır; bırakıldığında hijyen bozulur |
| Kayıt | Tarih ve gözlem yazılır; iştahtaki düşüş çoğu zaman ilk uyarı işaretidir |
Besleme düzeninin bir amacı da türdeşlerin birbirine yönelmesini azaltmaktır. Yetersiz beslenen ya da fazla sıkışık tutulan gruplarda bu davranış artar; barındırma ilkeleri kapalı devre üretim yazısında anlatılıyor. Deri değiştirme sonrasında yeni kabuk sertleşmeden av verilmemesi de yerleşik bir uygulamadır; sürecin evreleri deri değiştirme yazısında ele alınıyor.
Beslenmenin materyal tarafına etkisi de vardır. Salgı içeriğinin bireyin durumuna, mevsime ve beslenme geçmişine göre kayabildiği bilinir; bu, partiler arasında görülen doğal değişkenliğin nedenlerinden biridir. Bu yüzden her parti için ölçümler yeniden yapılır ve sonuçlar partiye özgü olarak raporlanır. Beslenme kayıtlarının koloni defterinde tutulması, sonradan sorulacak bir soruya cevap verebilmenin en basit yoludur.




