Akrebin dıştan bakıldığında bile ayırt edilebilen düzenli bir vücut planı vardır. Geleneksel anlatımda vücut üç bölüme ayrılır: öndeki prosoma, ortadaki geniş mesosoma ve arkadaki ince metasoma. Mesosoma ile metasoma birlikte opistosomayı oluşturur. Bu plan yalnızca betimleyici bir kolaylık değildir; tür teşhisi de büyük ölçüde bu bölümlerdeki yapıların ölçü ve oranlarına dayanır.
Akrepler, eklem bacaklılar arasında en eski karasal gruplardan biridir ve temel vücut planları uzun jeolojik zaman boyunca büyük ölçüde korunmuştur. Bu yüzden bugün yaşayan türlerin anatomisi, aynı planın boyut ve oran farklılıklarıyla tekrarlanmış hâli gibi okunabilir. Vücut uzunluğu türe göre birkaç santimetreden çok daha iri ölçülere kadar değişir.
Prosoma: baş ve göğsün birleşimi
Prosoma, üstten tek parça bir sırt kalkanıyla, yani karapaksla örtülüdür. Karapaksın ortasında bir çift medyan göz, ön kenarlarında ise türe göre sayısı değişen yanal göz çiftleri bulunur. Bu gözler ayrıntılı görüntü oluşturmaz; ışık şiddetindeki değişimi algılamaya yarar. Ön tarafta beslenmede kullanılan küçük keliserler, onların yanında ise yakalama ve tutmaya yarayan pedipalpler yer alır. Pedipalpin uç kısmındaki kıskaç yapısına kesker denir. Prosomadan dört çift yürüme bacağı çıkar; akreplerin örümceklerle paylaştığı bu özellik, onları böceklerden ayıran temel farklardan biridir.
Mesosoma: yaşamsal organların bulunduğu bölüm
Mesosoma yedi halkadan oluşur ve sindirim, dolaşım, boşaltım ile üreme organlarını barındırır. Alt yüzünde akreplere özgü iki yapı dikkat çeker. Bunlardan ilki genital operkulum denen kapakçıktır. İkincisi ise tarak biçimli pektinlerdir: yere değecek şekilde uzanan bu çift organ, zeminin dokusunu ve kimyasal izleri algılar. Eş arayışında ve avlanmada önemli rol oynadığı kabul edilir. Pektinlerdeki diş sayısı türler arasında düzenli farklılık gösterdiği için teşhiste kullanılan ölçütlerden biridir.
Solunum, kitap akciğeri adı verilen yapılarla sağlanır. Üst üste dizilmiş ince yapraklardan oluşan bu organlar mesosomanın yan alt yüzeyindeki küçük açıklıklarla dışarıya bağlanır. Yüzey alanını artıran bu tasarım, kurak ortamda su kaybını sınırlayacak biçimde iç tarafta korunur.
Mesosomanın iç hacminin önemli bölümünü sindirim sistemi ve depo işlevi gören dokular kaplar. Akreplerin uzun süre aç kalabilmesi kısmen bu depo kapasitesiyle, kısmen de düşük metabolizma hızıyla açıklanır. Dişi bireylerde gelişen yavrular da yine bu bölümde taşınır.
Metasoma ve telson
Metasoma, halk arasında kuyruk denen beş halkalı ince bölümdür. Son halkanın ardından gelen telson iki kısımdan oluşur: salgı bezlerini barındıran şişkin vezikül ve onu izleyen sivri aküleus. Venom bezleri bu vezikülün içinde çift hâlde bulunur ve salgı, aküleusun ucuna yakın açıklıklardan dışarı verilir. Metasoma halkalarının kalınlığı, üzerindeki karinalar ve granülasyon deseni aile ve cins ayrımında belirleyicidir; Buthidae üyelerinde metasoma tipik olarak güçlü, keskeler ise görece incedir. Bezin çalışma biçimi ve salgının denetimli alınması venom sağımı yazısında ele alınıyor.
| Bölüm | Halka sayısı | Öne çıkan yapılar |
|---|---|---|
| Prosoma | Tek parça karapaks | Gözler, keliserler, pedipalpler, dört çift bacak |
| Mesosoma | Yedi | Genital operkulum, pektinler, kitap akciğerleri, iç organlar |
| Metasoma | Beş ve telson | Vezikül, venom bezleri, aküleus |
Metasomanın halkalı yapısı ona yüksek bir hareket serbestliği kazandırır. Hayvan tehdit algıladığında kuyruğunu sırtının üzerine kıvırarak telsonu öne getirir; bu duruş hem uyarı hem de hazırlık işaretidir. Kuyruğun taşınma biçimi, dinlenme sırasında bile türler arasında farklılık gösteren bir davranış özelliğidir.
Dış iskelet ve duyular
Vücudu saran kütikula, kitin temelli katmanlardan oluşan sert bir dış iskelettir. Hem mekanik koruma sağlar hem de su kaybını azaltır. Sert bir kılıf içinde büyümek mümkün olmadığı için akrepler belirli aralıklarla deri değiştirir; yeni kabuk sertleşene kadar geçen dönem hayvanın en kırılgan olduğu zamandır. Kütikulanın bir başka ilginç özelliği, ultraviyole ışık altında yeşilimsi bir parlama vermesidir; bu davranışın nedenleri UV parlaması yazısında tartışılıyor.
Duyu tarafında en dikkat çekici yapılar trikobotri denen özelleşmiş kıllardır. Pedipalpler ve bacaklar üzerinde belirli noktalarda bulunan bu kıllar havadaki en küçük hareketi algılar ve karanlıkta av ile tehdidin yerini belirlemeye yarar. Trikobotrilerin sayısı ve dizilimi türler arasında tutarlı farklılıklar gösterdiğinden sistematikte sık kullanılan bir ölçüttür. Bu kılların her biri kendi tabanında bir duyu hücresine bağlıdır ve yalnızca belirli yönlerden gelen hava hareketine yanıt verir; dizilim bu nedenle rastgele değil, işlevsel bir düzen taşır.
Görme yeteneğinin sınırlı olması diğer duyuların önemini artırır. Zemindeki titreşimler bacaklardaki özelleşmiş almaçlarla algılanır ve avın yönü şaşırtıcı bir isabetle belirlenebilir. Karanlıkta avlanan bir yırtıcı için bu duyusal donanım, gözden çok daha güvenilir bir rehberdir. Keliserlerin ve keskerlerin kullanımı da bu duyusal bilgiyle yönlendirilir.
Teşhiste hangi ayrıntılara bakılır?
Morfolojik teşhis, tek bir özelliğe değil bir ölçütler kümesine dayanır: karapaksın granülasyonu, metasoma halkalarının uzunluk ve genişlik oranları, karina desenleri, pektin diş sayısı, trikobotri dizilimi ve keskerlerin biçimi birlikte değerlendirilir. Ailenin genel özellikleri Buthidae yazısında, tesisimizin kaynak türüne ilişkin künye ise Androctonus turkiyensis yazısında bulunabilir.




